Gençlik SOS Veriyor !

Değerler artık dibe vuruyor. Toplum günden güne daha fazla kirleniyor. İlişkilerdeki çürüme ve yozlaşma, ne yazık ki yeni yetişen kuşaklar için de toplumsal bir değer ölçüsü gibi algılanıyor.
Yozlaşarak yetişen kuşaklar… İnsani değerleri çok daha önemsemeyen ve yalnızca kendirlerini düşünen bireyler. En temel değerleri bile parayla ve maddi güçle ölçen gençler. Dostluğu, kalbin terazisinde değil, paranın kantarında ölçen gençler.
Bu ülkenin değerler harmanındaki en temel güç olan aile kurumunu reyting ölçümlerine kurban veren yapımcılar. Şiddeti, bu toplumun temel dokusu gibi işleyen, bu ülkenin gençlerini kavgaya ve arabesk öfkelere özendiren senaristler. Kendi ceplerini doldururken, insani değerleri yüreklerinden boşaltan herkes. Toplumu bir arada tutan değerler harcı yavaş yavaş eriyor. Toplum çözülüyor. Karşımızda kimliksiz ve renksiz bir fotoğraf beliriyor.
Kuşkusuz bu büyük kirliliğe karşı çıkan ve değerlerini koruyan milyonlarca insan var bu ülkede. Ancak, onlarda seslerini duyuramıyorlar. Büyük şehirlerin göbeğinde binlerce sokak çocuğu sahipsiz geziyor. Köprü altlarında tiner çeken ve sonrasında kapkaç yapıp adam öldüren çocuklar, bu ülkenin evlatları değil mi?
Ne yazık ki, ülkemizde gittikçe artan bir şekilde alkol ve uyuşturucu madde tüketilmektedir. Bugün sokaklarda çok sık rastladığımız köprü altını mekân edinmiş çocuk yaştaki insanlarımız, tiner veya bali denilen uçucu maddelerin bağımlısı haline gelmişlerdir.
Uyuşturucu tacirleri okul çevresinde, tabiri caizse cirit atmaktadırlar. Ne yazık ki bütün polisiye tedbirlere rağmen, bu vahim gidişin önü alınamamaktadır. Gençlik elden gidiyor. On dört milyon gencimiz yok oluyor. Bir nesli kaybetmek üzereyiz. TV yayınları, diziler ve filmler milli ve manevi değerlerimizi hızla yok etmektedir.
Televizyonlarımızı işgal eden korku ve dehşet filmleri, cinsellik sömürücüsü bağlamında düşünülecek ahlaksızca yayınlar, seviyesiz programlar aile ve toplum yapımızı bozmakta, çocuklarımızı ve gençliğimizi esir almaktadır. Bütün bunların sonucu olarak genç kuşakta sağlık ve gelecek kaygısının arttığına suç işleme eğiliminde yükselişlerin yaşandığına, vasıflı insan gücüne duyulan ihtiyacın yükseldiğine şahit olmaktayız. Manevi ve ahlaki değerlerin erozyona uğramasıyla kimlik bunalımlarının, kendine yabancılaşmanın, kötü alışkanlıklara müptela olma durumlarının, bedensel ve psikolojik hastalıkların, aile içi huzursuzluk ve boşanmaların artmakta olduğu bir vakadır.
Yarın çok geç olabilir. Bu memleketi seviyorsanız bu kötü gidişe dur demenizi rica ediyoruz. TV’lerin olumsuz etkileri, geçliği bitirmekte. Reyting uğruna nice gençlerimiz dönüşü olmayan yollara girmektedir. Yarın çok geç olabilir. Nüfusumuzun beşte birini oluşturan on dört milyon öğrencimizi ilgilendiren kaç program TV’lerde yayınlanmaktadır?
Gençlik bir milletin geleceğidir. Milletlerin yükselmesi, devam ve bekası iyi yetiştirilmiş seviyeli gençlerle mümkündür. Geleceğini teminat altına almak isteyen milletler, yarının büyük insanları gençleri iyi yetiştirmek zorundadır. Genç nesillere değer veren milletler yükselmiş, onları gençlik heveslerine terk edenler de bu ihmallerin cezasını çok ağır ödemişlerdir.

Yrd. Doç. Dr.

İbrahim ERDOĞAN

Gönüllü Eğitimciler Derneği

Genel Başkanı