Almanya’ da Eğitim

AB, SOCRATES, GRUNTVİG-3- Çerçevesinde ALMANYA –REGEN (VHS) Merkezinde NETWORKİNG- E-LEARNİNG Konularındaki Yürütülen Proje Eğitim Aktivitesi Özeti:

ALMANYA DAKİ GENEL SOSYO-EKONOMİK DURUM:

Almanya da ki yetişkin eğitimine ilişkin AB Projelerl ile ilgili bilgileri özetlemeden önce Almanya nın mevcut sosyo- ekeonomik dıurumu hakkında kısa bir genel bilgi vermekte fayda görmekteyiz.
Bilindiği gibi doğum oranının düşüklüğü nedeniyle Almanya da nüfus yaşlanmaktadır. Genç nüfus ise başta ailelerin ilgisizliği olmak üzere bazı sosyal ve ekonomik nedenlerle yeterince eğitilememektedir. İş Piyasasında bu nedenle hem açık işsizlik %6,4, hem de kalifiye iş gücü açığı var. Gençlerin içinde yetiştikleri refah toplumunun alışkanlığı gereği yeterince üretmeden, lüks tüketme eğiliminde oldukları,disiplin ve motivasyon yetersizliği nedeniyle işyerlerine uyum sağlayamadıkları uzmanlarca ifade edilmektedir. Son beş yılda ülkede genç işsizliği ağırlıklı sorun olarak belirmektedir. Deneyimi az, ücreti ise yüksek olduğundan işverenler genç işçi çalıştırmak istememektedir. Ülkedeki yabancı ucuz işgücünün ise dil ve uyum sorunları bulunmaktadır. Almanya da ki Türkler den ise üniversiteye öğrenci yetiştiren Gymnasium denen Alman liselerine giren ve üniversiteyi bitirenlerin oranı son yıllarda artmakla beraber yine de çok düşük (%2) seyretmektedir.
Diğer yandan son yıllarda globallaşma gereği sermaye,fabrikalar Almanya dan, emek enerji vb girdilerin ucuz olduğu Çekoslovakya vb eski Bolşevik ülkelerine kaçmaktadır.
Ayrıca mevcut sosyo – ekonomik nedenlerle son yıllarda daha refah düzeyi yüksek ülkelere Kanada, ABD, İsviçre vb olmak üzere yurt dışına genç beyin göçü yaşanmaktadır. (Almanya her yıl 160 bin kişi göç vermektedir.) Alman Sosyal Güvenlik Sistemi ise pasif nüfusun fazlalığı ve sosyal harcamaların geniş ve yüksek olması nedeniyle halen aktüeryal dengesi bozulmuş olup alarm vermektedir. Ancak bütün bu olumsuz gelişmelere rağmen ilk bakışta ülkede çevreye verilen önem, sanayileşmeye rağmen yeşili koruyabilme, ulaşımda metro, bisiklet kullananların çokluğu (alt yapı kaldırımlar buna uygun düzenlenmiş), halka sağlanan mevcut sosyo-ekonomik haklar vb göstergeler bile Almanya nın hala insanına önem veren büyük bir devlet olmak konumunda direndiğini göstermektedir.

EĞİTİM SORUNLARI

1. Eyaletlerde özellikle okul düzeyinde önemli değişikliklerin yapıldığını görmemize karşın, Alman federalizminin sorunları hâlâ çözülmeyi beklemektedir.
3.4 Alman federal eğitim yönetimi sisteminin modernizasyonla yerelleşme arasındaki olası karşıtlığı da içeren sorunları oldukça ilgi çekicidir; çünkü bunlar federal politik sisteminde yeterliklerin bölünmesi ve ayrılması gerekliliğini bize göstermektedir. Yerelleşmenin gerçekleştiği yerlerde, teşkilatların yeterliklerini çok dikkatli bir biçimde tanımlanmalıdır.
2. Merkezi olarak yönetilen Alman Eyaletlerinde reform başlangıcının temel mesajı, okullara daha fazla özerklik tanımak; okullar, veliler ve sosyal ortaklar arasındaki işbirliğini güçlendirip genişletmek; teşkilatların görevini denetim makamları olmaktan danışman makamlar olmaya dönüştürmektir. Okulları daha özerk ve daha hassas hale getirmek, Almanya’da geniş kabul gören bir eğitim politikasıdır. Atılabilecek faydalı bir adım da girişimlerini ve değerlendirme sonuçlarını aktarmaları için lider konumundaki okullara uygun fırsatlar sunmaktır.
3. Yerelleşmenin mutlak önkoşulu, resmi makamlar tarafından bir çerçevenin ve zorunlu standartların belirlenmesidir. Bunun karşılığında, bu idari birimlerin daha fazla özerklik kazanacakları konusundaki sorumluluk bulunur. Okul özerkliğinin artmasıyla sorumluluğun daha fazla vurgulanması desteklenmelidir. Bu sürece, öğrencilerin başarılı olmasını amaçlayan Federal ve Eyalet stratejilerinin yanı sıra okulların performansıyla ilgili sorumluluk üzerinde net hatlar geliştirilmesi eşlik etmelidir. Eğitimin etkililiğini teşhis etmek için temel araçlar olarak iç ve dış değerlendirme, bu sorumluluk hatlarının nitelendirilmesinde vazgeçilmez bir rol oynayacaktır.
4. Okullar ve öğretmenlere kalite gelişimi çerçevesi sunmak için izlenebilecek yollardan biri, okulun yıllık planlama sürecinin tutarlı bir parçası olarak görülebilecek performans hedefleri belirlemektir.
5. Tüm bu çalışmalar için, eğitim değerlendirme ve kalite geliştirme uzmanlarına ihtiyaç duyulmaktadır ve yeni bir meslek profili geliştirilmelidir.
Bence bu reformun başarılı olabilmesi için çok önemli bir önkoşul, okullarda kalite geliştirme ve performans yönetimi için uzmanlık merkezlerinin nitelendirilmesi ve oluşturulmasıdır. Humboldt Üniversitesinde Eyaletler ve Federasyon tarafından eğitim kalitesinin geliştirilmesi için ulus çapında bir kurumun kurulmasına yönelik ortak girişim, bu yönde atılmış olan ümit vaat eden bir adımdır. Bazı Eyaletlerde okul değerlendirmesiyle ilgili mevcut uzmanlığa dayanarak, bazı girişimler yapılabilir.
6. Almanya’da reformların tartışılması için, bu ülkede birörnek çözümleri teşvik etmeye yönelik yasal araçların kullanılması gibi köklü bir gelenek bulunduğu özellikle vurgulanmalıdır. Kuşkusuz birörneklik ve devlet denetimi, okul sisteminin kurulmasına ve başarısına büyük katkılarda bulunmuştur. Bunun faydaları kaynak kullanımı, kalitenin teşvik edilmesi ve fırsat eşitliği olmuştur. Artık bu birörneklik, karmaşık sistemle nitelendirilen sistem içinde gittikçe etkili yönetimin önünde bir engel oluşturmaya başlamıştır; çünkü sistemin yeni güçlükler karşısına yaratıcı çözümler bulma kapasitesini engellemekte ve aktörlerinin adapte olma kapasitesini düşürmektedir.

ALMANYA DA YETİŞKİN EĞİTİMİ NE İLİŞKİN PROJE UYGULAMA ÖRNEKLERİ

Almanya da informel eğitim sisteminin, yetişkin eğitimi ve istihdamını etkinleştirme amacıyla ülke çapında ve yerel düzeyde ÇSGB, İlgili diğer Bakanlıklar, İş Kurumu, Halk Eğitim Merkezleri ve dernekleri (vhs,bvv, dvv) ile Belediyeler,üniversiteler,işyerleri gibi resmi, gönüllü ve özel tüm kuruluşların tam bir işbirliği içerisinde organize olarak çalıştıklarını (Networking ) görmekteyiz. Amaç asgari maliyetle azami hizmet vermek yani kıt olan kaynakları daha etkin kullanmak.
Ayrıca bu organizasyonun uluslararası düzeyde olmak üzere Avrupa Sosyal Fon ve Avrupa Birliği yetişkin eğitim merkezi kuruluşu olan (ESF, EAEA ) ile işbirliği içerisinde meslek eğitim projeleri üretip uyguladıklarını görmekteyiz.
Ömür boyu eğitim felsefesinin gereğini yapmaya çalışan Almanya, Genel eğitim, mesleki eğitim, kişisel gelişim yanında Bölgesel kalkınmaya yönelik sosyal içerikli projelere (Aile,çocuk eğitimi,turizm vb konulara) hayli önem vermektedir.
Almanya da işsizler için GBZ, ARGE iş Kurumu merkezli kısa dönemli kurslar organize edilip sertifikalar verilmektedir İşverenlerle işbirliği halinde yürütülen bu meslek eğitimlerinden amaç , normal şartlar altında işsizleri işe yerleştirmek üzere inşaat,marangozluk,metal işleri,imalat, Telefonla Pazarlama (Call Center), komşular arası işbirliği ile (Çekoslovakya-Almanya)Turizm kalifiye işçisi ve Rehberliği, yol yapımı, orman bakımı gibi iş piyasasının gerektirdiği tüm alanlarda sürekli kalifiye işgücü yetiştirmek üzere eğitim merkezlerinde teorik ve işyerlerinde ise pratik eğitim verilmektedir. Bu eğitim sırasında gerektiğinde psikologlardan motivasyon vb konularında yardım alınmaktadır. Söz konusu meslek eğitimi konularında AB nin ilgili fonlarından da (ESF ) uzman kuruluşların işbirliği ile tesis edilen çeşitli projelerle destek alınmaktadır. Çünkü Almanya nın da yetişkin eğitim konusundaki Belediyeler, iş Kurumu, işverenler ve katılımcıların katkıların dan teşekkül eden kendi bütçesinin yetersiz kaldığı ifade edilmektedir.
Bu anlamda çarpıcı bir örnek olarak halen yürütülmekte olan Almanya nın Bavyera Bölgesin deki eski okulların onarımı çerçevesindeki bir istihdam projesi harcamasının %50 si Avrupa Sosyal Fonundan karşılanmaktadır. Ayrıca katılınılan programda Proje katılımcılarına Almanya da ki bölge kalkınmasına örnek proje olarak, ülkenin Bavyera bölgesini kalkındırmak üzere mevcut orman potansiyelini harekete geçirmek üzere geliştirilen Turizm sektörünün örgütlenme (networking) biçimi tanıtılmıştır. Bu anlamda bölgedeki ilgili tüm resmi ve gönüllü kuruluşlarla bir işbirliği ortamı yaratılmış (Oteller, turizm büroları,üniversite,pansiyonlar,iş kurumu,Belediye,odalar vb kurumlar networking) kazan kazan felsefesiyle birlikte hareket eden bu turizmi geliştirme organizasyonu ilgili aktörlerin katılım, teşvik ve desteğiyle canlı kalabilmektedir. Çeşitli sosyal ekonomik aktivitelerle dinamik bir yapı arz eden Bavyera turizm sektörü toplumun yaşlı genç.çocuk,sporcu,entelektüel,sağlık,kültür, eğlenme ve dinlenme vb her kesimine yönelik hizmet üretmeye gayret etmektedir.Bu anlamda hedef müşteri kitlesinin ihtiyaçlarına ilişkin sunulan hizmetleri tanıtmak amacıyla düzenlenen yoğun enformasyon çalışmalarından olarak web sitesi aracılığıyla da Bavyera Bölgesindeki Turizm kuruluşlarının sürekli düzenledikleri renkli aktiviteler güncellenerek çok detaylı bir şekilde ilgililer bilgilendirmektedir. Uzmanlarca son yıllarda bu çabaların sonuç verdiğini bölgedeki orman turizminin canlanmasıyla bölgedeki istihdam , refah düzeyinin yükseldiği ifade edilmektedir. Bu başarıyı ise gerekli, alt yapı, kalifiye işgücü ve sunulan kaliteli hizmete borçlu oldukları da ifade edilmektedir.

ALMANYA NIN BAVYERA BÖLGESİNDE UYGULANAN YETİŞKİN EĞİTİMİ PROJELERİ

Almanya nın Bavyera Bölgesinde Leonardo çerçevesinde meslek eğitimini etkinleştirmek amacıyla;

AB ülkeleri arasındaki öğrenciler,öğretmenler,okullar,dernekler arasında bilgi ve tecrübe alışverişini sağlamak üzere karşılıklı ziyaretleri öngören hareketlilik projeleri
(Mobility)

AB ülkeleri arasında turizm sektörünü geliştirmek,yabancı dil öğrenmek ve iş kurumunu etkinleştirmeye yönelik pilot projeler,

Alman kalkınma ve İşbirliği Bakanlığı merkez, olmak üzere Ukrayna (IMPULS) Bulgaristan (GOPA) ve Belçika ((Leu Sapihea Foundation ) arasın da Turizmi geliştirmeye yönelik projeler,

Almanya,Çekoslovakya,ispanya,Danimarka ve İrlanda vb AB ülkeleri arasında Pedagoji ve iş piyasasında ön bilgilendirme ve meslek eğitim konularına yönelik Socrates Gruntvig-2 çerçevesinde öğrenme ortaklığı projeleri,

Gruntvig-3 çerçevesinde elektronik ortamda eğitim ve öğrenme teknikleri( e-learning), sosyal ve ekonomik kalkınma amacıyla ilgili tüm uzman kuruluşlarının alanlarında işbirliği içerisinde hareket etmelerine yönelik organizasyon sistemi geliştirme modelleri (Networking) projeleri, yetişkin eğitim merkezlerinde kalite yönetimi ve Yerel Kalkınma ve İstihdam için Turizmi Etkinleştirme vb projeler
organize edilip uygulanmaktadır.

SONUÇ VE ÖNERİLER:

AB, 2007-2013 entegrasyon programı dönemi için geçen yıllardan farklı olarak 307.6 Mrd EUR bütçe ayırmıştır. Bunun kullanımı ise üç amaçla sınırlanmıştır.
Amaçlara göre bütçenin fon kaynakları, dağılım oranları:

1. Uyumluluk
% 81.7 ERDF+ESF (Aday Olan Türkiye kapsam dışı)
(ERDF:Avrupa Bölge Kalkınma Fonu,ESF: Avrupa Sosyal Fon)

2. Bölgesel Kalkınma
%15.8 ERDF ESF

(Buluş,çevre, iş güvenliği, ulaşım vb alt yapı)
Ve istihdam
(istihdam geliştirme)
(LEONARDO ,Mesleki Eğitim)

3. AB Bölgeler Arası İibirliği
%2,4 ERDF

(Sınırlar arası,ülkeler arası,
Bölgelerarası işbirliği)
(Buluş,çevre, iş güvenliği, erişebilirlilik,eğitim,kültür)

Tablodan görüldüğü gibi yeni program da da Türkiye nin yararlanabileceği 2. ve 3. amaçlara ilişkin Bölgesel kalkınma konuları, istihdam, Mesleki Eğitim, Gençlik, (YOUTH), yetişkin eğitimi (SOKRATES) comenius, Erasmus, Grundtvig Öğrenme ortaklığı,Yabancı Dil öğrenme ve e- öğrenim konularında işbirliği vb eğitim ve kültür projeleri desteklenmektedir.
2007-2013 entegrasyon programına göre ülkemizin faydalanabileceği amaçlarla ilgili olarak en fazla gençlik ve istihdama ilişkin projelere ödenek ayrıldığını görmekteyiz.
Bu tablodan anlaşılan AB ce tahsis edilen Türkiye nin faydalanacağı son iki amaca yönelik projelere ilişkin bütçe dilimi her ne kadar nispeten küçük kalsa da, geçen yıllarda bize ayrılan Bütçeyi etkin ve tam kullanamadığımız düşünülürse önümüzdeki 2007-2013 entegrasyon program döneminde mevcut bize ayrılan pastayı tam olarak değerlendirmek için donanımlı yetkin olan kişi ve kuruluşların kendi alanlarında gerçekçi bir yaklaşımla beklenen standartlardaki projeleri örgütlenerek üretmeye gayret etmekten başka çıkar yol bulunmamaktadır. Bu kalkınmaya giden yarışta ilk adımlarla büyük hedeflere ulaşılabileceğinin asla göz ardı edilmemesi gerekir. Bu anlamda AB projelerinin hazırlanması ve yürütülmesinde konuya hakimiyet ve iyi düzeyde bir yabancı dil bilmenin projeye ilişkin kaynak, proje ortağı bulma vb önemli sorunları çözme noktasında büyük bir avantaj sağlayacağına ilişkin kanaatimi raporumun sonunda vurgulamak isterim. Kısaca her ne kadar üretilen projeler amaca uygun, orjinal ve kaliteli olursa, AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı ve ilgili ülkedeki tüm AB Birimleri bugüne kadar yürüttükleri bilgilendirme görevini bundan böyle de başarıyla yürüttüğü takdirde istenen hedefe ulaşılabilinecektir kanaatindeyim. Arz ederim.

Dr. Necati Kayhan
Gönüllü Eğitimciler Derneği Eğitim ve Proje Koordinatörü